Avek kaç yılında kuruldu ?

Yaren

New member
AVEK Kaç Yılında Kuruldu? Toplumsal Cinsiyet, Irk ve Sınıf Üzerinden Bir Analiz

AVEK’in Kuruluşu ve Toplumsal Yapılar

AVEK (Alevi Vakıflar ve Dernekleri Federasyonu), Türkiye'deki en köklü sivil toplum kuruluşlarından biridir. 1993 yılında kurulan bu organizasyon, Alevi toplumunun sosyal, kültürel ve siyasi haklarını savunma amacı güder. Ancak, AVEK’in kuruluşu sadece bir toplumsal hareketin değil, aynı zamanda çok daha derin sosyal yapılarla şekillenen bir hikayeyi de yansıtır. Bu yazıda, AVEK’in tarihçesine toplumsal cinsiyet, ırk ve sınıf gibi sosyal faktörlerle bakarak, nasıl kurulduğunu ve nasıl bir toplumsal mücadeleyi sembolize ettiğini analiz edeceğiz.

AVEK’in kuruluşu, yalnızca bir topluluğun hak arayışı değil, aynı zamanda Türk toplumunun genel yapısında var olan eşitsizlikler, baskılar ve normlar karşısında verilen bir tepkiydi. 1990’lar, Türkiye’de Alevi kimliğinin daha görünür olduğu, bu kimliği savunmak için çok daha fazla aktivizmin yapıldığı bir dönemdi. O yıllarda, Alevi toplumu, hem dini hem de toplumsal olarak marjinalleşmişti.

Kadınların Sosyal Yapılara Etkisi: Empatik Bir Yaklaşım

Kadınlar, toplumsal yapılarla ilgili daha çok empatik ve ilişki odaklı bir bakış açısına sahip olurlar. AVEK’in kurulduğu dönemde Alevi kadınlarının durumu da, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin bir yansımasıydı. Alevi kadınları, genellikle hem kendi dini inançları hem de cinsiyetlerinden dolayı toplumun ötekileştirdiği bir konumda bulunuyorlardı. Bu durum, yalnızca Alevi kimliğini savunmakla kalmıyor, aynı zamanda Alevi kadınların daha fazla ses çıkarmalarını ve sosyal haklarını savunmalarını zorlaştırıyordu.

Kadınların bu mücadeledeki rolü, özellikle cinsiyet eşitsizliğinin en güçlü olduğu toplumlarda çok önemli bir yere sahiptir. Alevi kadınlarının, toplumsal normlara ve baskılara karşı durmalarının, hem kendi kimliklerini savunma hem de toplumlarını dönüştürme konusunda önemli etkileri olmuştur. AVEK’in kuruluşunda kadınların gücü, sadece bir "kuruluş" hikayesi değil, aynı zamanda bir kimlik arayışının ve bu arayışta toplumsal yapının ne kadar baskılayıcı olabileceğinin bir örneğidir.

Alevi kadınları, bu organizasyonlar içinde genellikle daha az görünür olsalar da, aslında en büyük destekçileri ve savunucuları olmuşlardır. Bu konuda yapılan araştırmalara göre, Alevi topluluğunun en büyük problemlerinden biri de, kadınların dinî ritüellere katılımının sınırlı olması ve toplumsal rollerinin kısıtlanmasıydı. AVEK’in çalışmalarına katılan kadınlar, hem Alevi kimliğini hem de cinsiyet eşitsizliğine karşı mücadelesini güçlü bir şekilde savundular. Bu, kadınların sosyal yapılar içinde nasıl şekillendiğini ve nasıl yer aldığını gösteren önemli bir örnektir.

Erkeklerin Çözüm Odaklı Bakışı: Stratejik ve Toplumsal Mücadele

Erkekler ise, genellikle çözüm odaklı ve stratejik düşünürler. AVEK’in kuruluşunda erkeklerin ön planda olduğu düşünülse de, erkeklerin de Alevi toplumunun sosyal yapısındaki eşitsizliklere karşı stratejik adımlar atmaları gerektiği bir gerçektir. Alevi erkeklerinin, bu kültürel baskılara ve toplumsal normlara karşı çıkmaları, hem Alevi kimliğinin hem de toplumsal eşitsizliğin giderilmesi için büyük bir adım olmuştur.

AVEK, Alevi erkeklerinin yalnızca kendi inançlarının ve değerlerinin savunulmasında değil, aynı zamanda toplumsal sınıf ve ırk temelli eşitsizliklere karşı bir direniş hareketi olarak da şekillenmiştir. Erkekler, Alevi topluluğunun sosyal eşitsizliklere karşı verilen bu mücadelede genellikle organizasyonun daha görünür taraflarını üstlenmişlerdir. Stratejik bir bakış açısıyla, bu erkekler, Alevi kimliğini daha geniş toplumsal kesimlere tanıtmayı ve Alevi toplumunun haklarını savunmayı hedeflemişlerdir.

Bu stratejik hareket, aynı zamanda sınıf temelli bir yapının da çözülmesi için adımlar atılmasına olanak sağlamıştır. Alevi toplumu, daha çok işçi sınıfı ve köylü sınıfına ait bir toplum olarak görülüyordu. Bu da, toplum içinde bir hiyerarşi ve ayrımcılığı beraberinde getiriyordu. AVEK, bu sınıfsal eşitsizlikleri ortadan kaldırmaya yönelik çalışmalar yaparak, Alevi toplumunun ekonomik ve kültürel haklarını savunmuş ve güçlendirmiştir.

Irk, Sınıf ve Toplumsal Normlar: AVEK’in Sosyal Yapılarla Mücadelesi

AVEK’in kuruluşu, aynı zamanda ırkçılık ve sınıf temelli eşitsizlikler ile mücadelenin bir örneğidir. Alevi toplumunun marjinalleşmesinin sebeplerinden biri, hem dini hem de etnik olarak toplumun diğer kesimlerinden farklı olmalarıydı. Aleviler, hem sunni toplumdan hem de etnik çeşitliliği olan bir ülkede kendilerini sosyal açıdan dışlanmış hissediyorlardı. Bu, toplumsal normlara karşı ciddi bir direnç oluşturan bir durumdu.

AVEK’in kurucuları ve destekçileri, Alevi kimliğini savunurken, aynı zamanda toplumsal eşitsizliklerle ve ırkçılıkla da mücadele ettiler. Bu mücadele, sadece Alevi inançlarının savunulması değil, aynı zamanda daha adil bir toplum yapısının kurulması adına atılmış önemli bir adımdı. Alevi toplumu, tarihsel olarak marjinalleşmiş ve baskılar altında kalmıştı; AVEK, bu yapıyı kırmayı ve toplumsal eşitlik adına sesini duyurmayı başarmıştır.

Tartışma Başlatıcı Sorular:

- AVEK’in kuruluşu ve mücadelesi, toplumsal cinsiyet eşitsizliği açısından nasıl bir dönüm noktası oldu?

- Alevi kadınlarının sosyal yapı içinde daha görünür olması, toplumsal dönüşümü nasıl etkiler?

- Erkeklerin toplumsal haklar için daha stratejik ve çözüm odaklı yaklaşımı, kadınların empatik bakış açısı ile nasıl bir denge oluşturuyor?

Sizce Alevi toplumunun marjinalleşmesi, toplumsal sınıf ve ırk temelli eşitsizlikleri ortadan kaldırmak için neler yapılmalı?